Güvenilir Bir Erkek Aramaktayım

Götten çok uzun zamandır cinsel ilişkiye girmediğim için kendimi çok kötü hissetmeye başladım. O yüzden bir an önce bende kendime göre bir durumu harekete geçirip en kısa zamanda toplayacaktım. Validem ve pederle kardeşimle yaz tatilimizi köyde geçiririz. Babam hepi topu 15 gün falan kalır tekrar Ankara’ya döner, sonra haftada bir gün gelir kalır gider. Evimiz köyün biraz dışındaır. Bir tane komşumuz Mevcut, o da köyümüzün koyunu Bülent dayı. Bülent dayı 32 yaşında ve bu zamana kadar hiç evlenmemiş, çok iyi bir adamdır. Aramız ailece de çok iyidir.

Her yıl Bülent dayıyla koyunları otlatmaya dağa giderim. Sabahtan akşama kadar koyunlarla zaman geçirmek çok keyifli olur. Bu yıl de Bülent dayımın ahırına gidip koyunlarla oynamaya başladım. Bir zaman sonra Bülent dayı geldi, “Ooo, hoş geldin Özlem, nasılsın, iyimisin hatun?” deyip sarılıp yanağımı dudaklarıyla öptü. “Hoş bulduk Bülent dayı, iyiyim, sen nasılsın?” dedim. “Ben de çok iyiyim, görmeyeli büyümüş, serpilmiş serpilmişsin, çok büyükte genç hatun olmuşsun be! Eee, sen büyüdükçe ben de kocadığımın farkına varıyorum!” bilerek konuştu. “Yok be, hiç değişmemişsin!” dedim. Teşekkür etti ve babamın nerede bulunduğunu sordu. “Evde.” dedim. “Hadi gidelim babanın yanına.” bilerek konuştu. Olur dedim, gittik. Bülent dayı babamla biraz muhabbet ettikten sonra, “Çeneyi çok çaldık, şimdi ekmek parası kazanmaya gideyim, yazık hayvanlar açıktı, bana müsaade!” bilerekrek ayağa kalktı. Kendime da, “Hadi küçük koyun kalk, koyunları gezdirmeyi özlemişsindir!” bilerek konuştu. (Bülent dayı bana hep küçük koyun der). “Tamam Bülent dayı, üzerimi değiştirip geliyorum!” deyip odama gittim, mavi kot pantolonumu ve ak gömleğimi giydim geldim. Bülent dayıyla beraber koyunları otlatmaya gittik. Koyunları biraz gezdirdikten sonra bir çeşmenin başına geldik.

Koyunlar sulanıyordu. Ben Bülent dayımın yanına oturdum. Bülent dayı vakitli bana bakıp gülüyordu. “Bülent dayı size birşey sorabilir miyim?” dedim. “Tabi ki, ne istersen sor küçük koyun!” bilerek konuştu. “Bu zamana kadar namacıyla evlenmedin?” dedim. “Birden bire beni o kadar kötü hissettirdin ki, istettim vermediler, ben de buraya yerleştim.” bilerek konuştu. “Başka bir kızla evlenseydin ya?” dedim. “Aşk nedir bilir misin sen?” bilerek konuştu. “Yoo bilmem.” dedim. “Aşık ol da göreyim seni!” bilerek konuştu. Bir zaman muhabbetten sonra, “Kız sen kaç yaşındaydın?” bilerek konuştu. “16 yaşındayım!” dedim. “Eee çevrende ki diğer erkekler tarafından, yakında bir tarafını birisine kaptırırsın!” bilerek konuştu. “Yok be Bülent dayı…” dedim. “Ne başka bir deyişle, size dostluk öneri eden de mi yok?” bilerek konuştu. “Yok canım Mevcut, fakat hepsinin aklı başka yerlerde…” dedim. “Anlamadım?” bilerek konuştu. “Yaa hepsinin aklı !” dedim. “Haaaa, anladım! Neyse abes ver, esasen doğru şahıs ile, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı bence!” bilerek konuştu. Bu sefer ben, “Anlamadım?” dedim. “Mantıklı şahıs: evlenmeden evvelce birisiyle cinsel ilişki yapacaksan, kimseye anlatamayacak, aranızdakileri Giz olarak saklayacak Güven edilir birisidir. Mantıklı yer: sizi kimsenin bilmediği ve rahatsız edemeyeceği yerdir.

Mantıklı zaman ise, doya doya o hatıra Hayat sürdürmek amacıyla kifayet vakittir!” bilerek konuştu. Ben sesimi çıkarmadım. Bir zaman henüz onaylandıktan sonra akşam oldu, daireye geldim. Gece yatağıma uzandım, Bülent dayımın dediği, (cinsel ilişki doğru şahıs ile, doğru yerde ve doğru zamanda yapılmalı) lafı aklıma geldi. Haklıydı. Eninde sonunda birisiyle bir temas yaşayacaktım. O Kişi amacıyla Bülent dayı olmasındı ki? Mantıklı Kişi bence o olmalıydı. Kararımı verdim, Bülent dayıya göbütünü siktirecektim. Ancak nasıl olacaktı, ona gidip, (Benimle cinsel ilişki yaparmısın?) bilerek soramazdım. Aileme ayrım ettirmeden onu tahrik etmeliydim. Babamın tekrar Ankaraya gittiği gün sabah erkenden kalktım, banyomu yaptım, altıma siyah külotumu ve siyah sütyenimi giydim, üzerime düşük bel mavi kot pantolonumu ve gri renkli tişörtünü giydim, Bülent dayımın evine gittim… Bülent dayı evin önündeki ağacın altında oturuyordu, “Gel küçük koyun, otur, ne yapıyorsun bakalım?” bilerek konuştu. “Hiiiç geziyorum, canım sıkılıyor. Koyunları otlatmaya ne zaman gidiyorsun?” dedim. “Birazdan çıkarım.” bilerek konuştu. “Ben de geleceğim. Şey… buralarda yüzebileceğim bir yer Mevcut mı?” dedim. “Tabi ki var!” bilerek konuştu. “Oraya gidelim mi?” dedim. Tamam bilerek konuştu.

Neyse, bir zaman sonra koyunları ahırdan çıkardık ve gezdire gezdire bir derenin kenarına geldik. fazla hoş bir yerdi. “Burada beni kimse görmez değil mi?” dedim. “Yok kimse gelmez buralara, rahat rahat Çehre sen, ben bakarak olurum sana!” bilerek konuştu. Oyanın biraz yukarısında ufak gibi bir yer vardır, “Orası neresiydi?” dedim. “Orası benim birtakım durumlarda orada kalırım.” bilerek konuştu. “Tamam o zaman ben biraz denize girip serinleyeyim.” dedim. Bülent dayı arkasını dönüp uzaklaşmaya başladı. Ben tişörtünü ve pantolonumu çıkarıp, sütyen ve külotla denize girdim. Su gerçekte harikaydı, bel hizasına geliyordu. Bir zaman sonra ben sudayken bir çıtırtı duydum. Çaktırmadan sesin geldiği çalılıklara baktım, kesin göremedim, fakat Bülent dayımın beni gözetlediğinden emindim. Hiç istifimi bozmadan suyla oynuyordum. Denizin içerisinde türlü türlü şekle giriyordum, eğiliyordum, domalıyordum ve kalkıyordum. Emelim onu çıldırtmak. Bir zaman sonra sudan çıktım ve kurulanmadan elbiselerimi giyindim (havlu yoktu). Tişörtün ve pantolonumun önü arkası sırılsıklam olmuştu. Bülent dayı ıslık çalarak dere kenarına gelmişti. Beni o şekilde görünce, “Hasta olacaksın bu durumda…” bilerek konuştu ve elimden tutup kulübesine götürdü. Kulübesindeki eşyalar biraz basit de olsa, her şey vardı. Kendime bir havlu verdi. Ben başka odaya gidip gömleğimi ve pantolonumu çıkarttım havluyla vücudumu iyice kuruladım.

Bilerek Tüm cesaretimi toplayıp Bülent dayımın yanına Dahil çamaşırlarımla gittim, “Elbiselerimi astım, birazdan kururlar.” dedim ve Bülent dayımın yanına oturdum… Bülent dayı hiç sesini çıkarmadı, sadece gözleri ıslak sütyenimle külotumda dolaşıyordu. Baktım ki Bülent dayımın önü kabarmaya başladı. Bülent dayıya sordum, “Mantıklı yer burası, doğru zaman da şimdi, doğru Kişi sen olurmusun?” dedim. Bülent dayı tekrar hiç konuşmadan elimden tutup beni ayağa kaldırdı ve “Arkanı dön!” bilerek konuştu. Dediğini yaptım. Sütyenimin kopçalarını açıp yavaşça çıkarttı. Bilerek iki kollarıyla kilotumu yanlarından tutup yavaşça indiriyor.. Karşısında çırılçıplaktım, arkam dönüktü. Ayağa kalktı, kollarıyla belimi sardı, boynumu dudaklarıyla öptü, sırtımı dudaklarıyla öptü sonra belimi dudaklarıyla öptü. Yavaş yavaş aşağıya iniyordu ve ben heyecandan titriyordum. Diz çöktü, göbütünün yanaklarını öpüp okşuyordu. Bacaklarımı dudaklarıyla öptü, sonra beni çevirdi ve çekyata oturttu… Bacaklarımın arasına geçti ve göğüslerimi okşamaya, öpmeye başladı. Yavaş yavaş aşağıya doğru indi, göbegimi dudaklarıyla öptü. kollarıyla bacaklarımı araladı, amım Tüm çıplaklığıyla karşısındaydı. Nihayet amımı öpmeye başladı. Çok çok güzeldi ki, anlatmaya gerçekten kelimeler ve cümleler yetmez. takriben 10-15 dakika kadar amımı dudaklarıyla öptü yaladı. Ve ben ilk kez bir bey doğrultusunda orgazm edilmiştim. Amımdan akan suları dahi yalayıp yuttuktan sonra ayağa kalktı ve yavaş yavaş soyundu.

2 Yorum: “Güvenilir Bir Erkek Aramaktayım”

  1. gokhan dedi ki:

    slm bayanlar ben ankaradan gokhan arayin tanisalim aletim 23cm kalin en kisa bosalma surem 45dk 0.5.4.5.9.5.4.0.2.9.1

  2. murat dedi ki:

    Mrb ben istanbul anadolu yakasından murat benimle gizlilik icinde reel gorusup kalin damarli 22 cm aletimin tadina bakmak isteyen benim gibi seksi seven doyumsuz bayanlar amını göt deliğini sömürene kadar yalatmak isteyenler GEBZE SANCAKTEPE SULTANBEYLİ KARTAL PENDİK KARTAL UMRANİYE EVLİ DUL BEKAR arayin size yaşayamadiginiz seksi yaşatayim guven konusunda hiç supheniz olmasin herturlu guveni veririm size lutfen eşcinseller ve gaylar uzakdursun yalnizca bayanlar arasin pisman olmazsiniz TEL..0532.569.57.66

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir